mahmut yavuz-01

Mahmut Yavuz

Benim hikâyem biraz dramatik. Organize sanayi bölgesinde nöbetçi olduğum bir gün. Komuta Kontrol Merkezi tarafından trafik kazası anonsu geldi ve kazanın Gaziantep yolunda olduğunu söylediler. Anonsla birlikte hızlı bir şekilde çıkış yaparak kaza adresine ulaştık. Olay yerine ikinci ekip olarak gitmiştik ve araç içerisinde üç yaralı vardı. İlk ulaşan ekip triyaj yaparak yaralılardan birinin yaşamını yitirmiş olduğu bilgisini bizimle paylaştı. Birinci ekip olay yerindeki yararlılardan bir tanesini ambulansa alarak hastaneye doğru çıkış yaptı. Kalan son yaralıyı ise biz aldık. Aldığımız yaralıda tibia fraktürü, kafa travması mevcuttu ve kafa bölgesinde ciddi anlamda yoğun kanaması vardı. Yüzü kanlar içindeydi ve kanayan bölge üzeri tamponla kapatılmıştı. Hızlıca damar yolunu açarak dolaşım desteğini sağladık. Yaralanan kişinin bilinci bulanıktı ve konuşmaya çalışıyordu ancak kazanın da nedeni ile sözleri çok iyi anlaşılamıyordu. Bir ara göz göze geldiğimizde hasta; “-Mahmut beni kurtar.” dedi. O an donup kalmıştım. Kendi kendime bu adamın benim ismimi nerden biliyor olabileceğini düşündüm. Hemen kimliğini alarak kontrol ettiğimde kimliğinde Mehmet Aydoğdu yazıyordu. O an yaralan kişinin babamım 40 yıllık çok samimi arkadaşı Mehmet amca olduğunu gördüm. Mehmet amca babamın en yakın arkadaşlarından birisiydi ve çok sık görüşürlerdi. O anda kafamda bir soru işareti belirdi. Mehmet amca burda olduğuna göre arabada ex olan babam olabilir miydi ? Çünkü ben nöbete giderken Mehmet amca evden babamı almıştı. Aklımda bu soru varken bir yandan da  müdahale etmeye devam ediyorduk.  Kendimi biraz toparladıktan sonra babamı aradım. Bir yandan da arabadaki diğer kişinin babam olmaması için dua ediyordum. Babamın telefonunu açmasıyla ağlamaya başladım. Rahatlamamla birlikte babamın hala yaşıyor olmasına seviniyorken araç içerisindeki ölmüş olan kişi için üzülüyordum. Kendimi toparlamamla birlikte Mehmet amcaya müdahalemize devam ettik ve sağ salim hastaneye teslim ettik.