Acil Tıp Teknisyeni Kategorisi

Fadime KARACA

Bir zamanlar bende bebektim, çocuktum, genç bir kızdım, şimdi de bir anneyim. Bana annelik maneviyatını kazandıran annemdi.  Fedakârlığın maddiyatla olmadığını kişinin kendinden, sağlığından, gözyaşından ödün vermek olduğunu öğretti. Yaklaşık 9 yıldır Adana 112 de ATT olarak çalışmaktayım. Atandığımda herkes gibi aileme yardımcı oluyordum. Hayatta “benim” demeyi ben bu dönemde öğrendim. Genellikle yoğun çalışan bir ekiptik. Yoğunluk nedeniyle ambulansın sirenlerini kapatamadığımız bir gündü. Komuta kontrol merkezi Yeşiloba mahallesinde bir apartmanda yangın çıktığını, destek ekip olarak görevlendirildiğimizi söyledi. Olay yerinde meraklı bakışlar altında itfaiye görevlileri tarafından apartmandan çıkarılan hastalar vardı. Dumandan etkilemişlerdi. 3 hasta aldık. Eylül adında küçük bir kız çocuğu ambulansa ekip arkadaşımın kucağında geldi. Yanına oturduğumda yangının, çevredeki kalabalığın onu nasıl etkilediğini tahmin edebiliyordum. Müdahalesini yaptığımız sırada onunla konuşmaya devam ederek beni kendisine yakın hissetmesini istedim. Küçük dünyasında yalnız olmadığını, yanında olduğumuzu anlatabilmek içindi tüm uğraşlarım.

Bu sırada çoraplarının ıslak olduğunu fark ettim. Eylül’e benim çoraplarımın çiçekli olduğu için beğenebileceğini söyleyerek “çoraplarımızı değiştirelim mi? ” diye sordum. Eylül’ün ve yakının onayı ile kendi çoraplarımı ona giydirdim. Aslında Eylül o kısacık zaman diliminde bana mutluluklarımı hatırlattı. Benim de bir evlâdım var. Onu kendi kızımın yerine koymuştum. Hepimiz bu tarz durumlar yaşayabiliriz. Evladımın yanında olamadığımda onu kimlere, hangi koşullarda emanet edeceğimi düşündüm. Bir anne asla çocuklarının ayaklarının üşümesini istemezdi. Hem Eylül’ü kurtarmıştık hem de bir nebze de olsa o minik ayaklarını ısıtmış ve yüzündeki korku ve acıyı azaltmıştık. Belki de bu sebeptendi içimi kaplayan huzur… Umarım onun kalbinde yer edinebilmişimdir. Aklında hatırlayacağı bir anı olarak kalmışımdır… Çoğu zaman sağlık çalışanı olarak; insanların mutsuzluğuna, çaresizliğine, öfkeli anlarına veya büyük mutluluklarına şahit oluyoruz… Bu durumlarda sağlıkçı olmanın yanında anne, baba, evlât ya da en sevdiği biri haline dönüşebiliyoruz. Bu sebeptendir ki gönül rahatlığıyla bizlere sevdiklerinizi, canınızı emanet edebilirsiniz .Gözünüz arkada kalmasın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir